İsmail Kırbaş ile Tasarım Yolculuğu [AnaSayfa] İsmail Kırbaş ile Tasarım Yolculuğu [AnaSayfa] İsmail Kırbaş ile Tasarım Yolculuğu [AnaSayfa]
 Site Haritası 
 
Site Map
Ana SayfaYeriniz | Ana Sayfa | Makaleler | Fotoğrafçılık | Fotografta Kompozisyon

Diğer Yazılar
Fotoğraf Çekim Teknikleri
Diyafram ve Enstantane
Dijital Fotoğraf Çekim Teknikleri
Işık
Doku
Çizgi
Nokta
Sanat - Bilim Eğitimi ve Yaratıcılık
Çerçeveleme Tekniği
Ana ve Ara Renkler
Sıcak ve Soğuk Renkler


E-posta Gönderin Yorum Yazın
Güvenlik Kodu:3277Güvenlik Kodu:3277Güvenlik Kodu:3277Güvenlik Kodu:3277




En Son Okunan 10 Makale
  1. Kriz Yönetimi 1
  2. Dijital Fotoğraf Çekim Teknikleri
  3. Zaman Yönetimi
  4. Yüksek Lisans Çalışmaları
  5. Fotoğraf Çekim Teknikleri
  6. Tasarım İpuçları
  7. Motivasyon İpucları
  8. Use Case Diyagramları İle Başarılı Proje Analizi
  9. MySQL
  10. İçerik Yönetimi
 
Fotografta Kompozisyon>
Yazı Tipi KüçültYazı Tipi BüyütAna SayfaYazıcıdan ÇıkarPDF Belgesi Olarak GörüntüleFavorilerime EkleArkadaşıma Tavsiye EdeceğimRTF (Word Dokümanı) olarak görüntüle

Güzel Sanatların önemli bir dalı da fotograftır. Fotograf, bir ışık kaynagından hareketle nesnelerin sanatçı yorumuyla birleştirilip bir düzlem üzerine aktarılmasıdır. John Berger’e göre fotograf, bakaçtan (vizörden) bakan gözün ve beynin, gördügünü özümlemesi, bu görünüşü yorumlayarak en iyi biçimiyle saptamasıdır.

Önemli bir görsel anlatım yolu olan fotografın öz ve biçime ilişkin sorunlarının en yalın ve en etkili şekilde çözümlenmesi, konuya sanatsal açıdan yaklaşan kişilerin fotografın temel ilkelerini ve estetik kurallarını iyi bilmelerine baglıdır. Fotograf sanatçısı, içinde yaşadıgı çevreyi belgelerken ya da konusunu yorumlarken, estetik begenileri dogrultusunda çaba gösterir. “Fotografı sanat yapan, mesajda belli bir duygu yogunlugunun bulunmasıdır. Fotografçıyı sanatçı yapan ise mesajı yogurup iletmedeki özgünlük ve kişiselliktir.” (Kalfagil, Fotograf Kriterleri)
H. Pektaş, Fot. Der. 1. Ulusal Yarışması,
Saydam "Başarı Ödülü". 1988.
H. Pektaş, 1990


Bir sergiden ya da gösteriden çıktıgımızda bazı fotograflar bellegimizde kalmışsa, bunu; o fotografın taşıdıgı anlamsal ve biçimsel özelliklerine borçluyuz. Bu özellikler, fotgrafçının keskin gözlem gücüyle, bilinçli seçimiyle ilişkilidir. Ansel Adams; dünyanın maddesel olmayan özünü keşfeden, damıtarak yorumlayan fotografçılar için “Fotoşair” deyimini kullanır. Fotoşairlerin yapıtını ise; amaç, nitelik ve etkileri açısından usta ressamların, müzisyenlerin ve şairlerin yapıtlarına benzetir. (Adams 1984:3) Henri Cartier Bresson’a göre ise fotograf çekmek, birisinin beynini, yüregini ve gözünü objektifin eksenine dizebilmesidir. (Bayhan 1978:27) Herkes fotograf çekebilir, fakat her deklanşöre basışta bir sanat eseri meydana getirmek olası degildir. Fotografı estetik kurallara baglı kalarak çerçevelemek, dogru zamanla

Fotograf salt nesneleri saptama işi degildir. Sanatçı, konusunu farklı ve yeni biçimlerle de anlatabilir. Bu konuda olabildigince özgürdür. Gerek çekim öncesi gerekse karanlık odada görsel araştırmasını istedigi gibi sürdürebilir. “Bu sanat dalı için önemli olan ilerlemedir ve bunun gerçekleşebilmesi için de sanatçısı hep degişken ve devingen bir durumda olmalıdır. Fotografçı, her zaman iletebilecegi daha iyi mesajların arayışı içinde olmalı ve yeni bakış tarzları geliştirmelidir.” (Koner 1984:23)

Fotograf sanatçısı, çevresini algılarken yeni bir bakışla yola çıkmak zorundadır. Yaptıgı denemelerde kendisini klasik fotograf malzemeleriyle sınırlamamalıdır. “Bugün görüntüye, sese, söze, renk ve biçime dayanan sanatlar arasında inanılmaz ölçüde alışveriş vardır. Çünkü bu sanatlar, bagımsızlıgını gerçekten kazanmış ülkeler gibi kendilerinden emindirler. Kendilerini ille de kabul ettirme kargaşası içinde degildirler. Çünkü kabul edilmişlerdir. Şimdi yeni hedefler peşindedirler ve bu amaçla her sanatın tekniginden, anlatım gücünden, kendi lehlerine yararlanırlar.” (Kutlar 1977:5)

Resim, grafik ve heykelle de ilgilenen Alfred Stieglitz, Edward Steicher, Man Ray, Moholy-Nagy ve Frederick Sommet gibi pek çok sanatçı fotografın sınırlarını zorlamış, yaratıcı çabalarıyla özgün yapıtlar ortaya koymuşlardır. Geçmişte oldugu gibi günümüzde de bu çabaları sürdürecekler olacaktır.

Bir sanat yapıtının evrensel dile ulaşabilmesi onun anlatım gücüne ve biçimsel yapısına baglıdır. Fotografta biçim, özün algılanmasını kolaylaştıran, ona açıklık kazandıran önemli bir ögedir. “Biçime önem vermek biçimcilik demek degildir. Estetik kaygısı da biçimcilikle eş anlamlı bir şey degildir. Bir form içine oturtulmayan öz, bir sanat eseri degil, olsa olsa bir bilimsel yapıttır. Bir sanat yapıtının iki ögesi vardır. Öz ve biçim. Form ile öz arasında karşılıklı diyalektik bir bag bulunur. Form, özün daha iyi görülmesine, gösterilmesine, anlatılmasına yardımcı olur. Form ile özün dengeli bir biçimde kullanılması gerekir, ama denge görecedir, degişebilir.

İlk bakışta özün itici gücü durumunda olan form, öz ile olan çekişme sonunda öne geçmeyi başarırsa, işte o zaman yapıtın biçim agırlıgı, öz agırlıgından daha fazla olacak, böylece denge bozulacaktır. Aynı şey özün agır basması için de söz konusudur. Bozulan bu denge sonunda agır çeken taraf öteki taraf aleyhine; sonuçta da yapıtın aleyhine bir sonuç doguracaktır. Böylece ortaya çıkan şey daha başta gerçekligini yitirmiş olacaktır. Pek dogaldır ki, özü, ne denli iyi, dogru ve başarılı olursa olsun; biçime özen gösterilmemiş, estetigi zayıf olan bir yapıt anlatmak istedigini iyi anlatamayacak, uzun süreli etkili olabilme gücünü daha dogmadan yitirmiş olacaktıır.” (Çelik 1978:8)

Diger sanat dallarında oldugu gibi fotografta da etkin bir anlatıma ulaşmak için belirli kompozisyon ilkelerinden yararlanılır. Fotografı oluşturan ögelerin çerçeve içindeki yeri, büyüklügü, hareketi, birbiriyle olan ilişkisi , anlatımı etkili kılacak şekilde düzenlenmişse kompozisyon çözümlenmiş demektir.

Fotografta kompozisyon bir amaç degildir. Fakat sanatçının anlatımını dogru ve etkili yapabilmesi için önemli bir araçtır. İyi bir kompozisyon için kesin kurallar koymak olanaksızdır. Ancak kurallar yerine geçebilecek ya da fotograf sanatçısına yol gösterebilecek bazı ip uçları vermek olasıdır. Örnegin fotografı oluşturan çok sayıdaki ögenin yerleşiminde uyumsuzluk varsa görsel etki zayıflar, ilgi dagılır. Oysa iyi bir seçim, dengeli bir kompozisyon fotografı canlı kılar, bellege yerleşmesini saglar.

Fotograf sanatçısı, bakış açısını degiştirmekle istedigi düzenlemeyi elde edebilir. Bunun yanında duygu ve düşüncelerini belirtebilmek için bazı vurgulamalar da yapabilir. Bu vurgulamaları yaratabilmesi, kompzisyonu oluşturan ögeleri iyi tanımasına baglıdır. Bu ögelerin en önemlisi; içerigin biçimle bütünleşmesini, mesajın anlaşılır ve etkin şekilde verilmesini saglayan “Belirginlik”tir. Belirginlik; yalın bir anlatım, dengeli ve uyumlu bir seçimle oluşur. Yalınlık; ana konu dışındaki ögelerin iyi ayıklanması ya da etkisinin zayıflamasıdır. Ana ögelerin daire, kare, üçgen gibi bilinen biçimler oluşturacak şekilde düzenlenmesi fotografın belirginligini artırır. Hatta bu ögelerden benzer özellikler taşıyanların ritmik tekrarı etkileyici olabilir.

Fotografta uyum, öz ile biçim arasında oldugu gibi biçimi oluşturan ögeler arasında da düşünülmelidir. Bu ögeler, biçim, ölçü (büyüklük), renk, ton, doku ve hareket yönünden uyumlu ise görsel etki güçlü olur.

Bazı ögeleri digerlerinden öne çıkarmakla zıtlıklar elde edilebilir. Bu şekilde fotograftaki tekdüzelik ortadan kalkar, canlılık ve heyecan oluşur. Örnegin ana konunun renk tonu, zeminden veya diger nesnelerden açık ya da koyu ise; konu, çevresindekilerden ayrılacak, ilgi çekecektir.

Fotograftaki biçimler, renkler ve bunların ölçüleri karışlıklı olarak birbirlerini iyi tartıyorlarsa, yerleşimi rahatsa dengeli bir düzenleme oluşmuş demektir. Fotograf çekiminde konunun önünün veya arkasının netsiz yapılması da bir tür ayıklamadır. Bu şekilde ana konu belirginleşir, keskinleşir. Konunun tamamının netsiz olması ise soyut lekeler oluşturur. Fotograftaki keskinlik, dogrudan gelen ışık kullanımıyla artar, dolaylı ışık kullanımıyla ise yumuşar.

Fotografı oluşturan ögelerin taşıdıkları özellikler ve bunların yerleşimi hareket hissi de uyandırabilir. Örnegin sert biçimler, dokular ve canlı renkler devinimi artırırken; yatay çizgiler, soluk renkler, yuvarlak biçimler durgun bir hareket saglar. Ayrıca çekim anında düşük örtücü hızı kullanılarak hareket eden bir cismin uzamış görüntüsü; hareket yönünde kameranın çevrinmesi ile de hareketli cismin net, digerlerinin bulanık görüntüsü elde edilebilir.

Fotograf yüzeyi istenilen anlatım dogrultusunda degişik dokularla zenginleştirilebilir. Doku, fotografa derinlik kattıgı gibi farklı psikolojik etkiler de meydana getirebilir. Örnegin sert dokular yakınlık, yumuşak dokular uzaklık duygusu uyandırır.

Ana konunun fotograf içindeki yeri ve büyüklügü, diger ögelerin konumu, genel bir bütünlük saglayacak şekilde yerleştirilmelidir. Çerçeveyi yatay ve dikey olarak üçe bölen iki yatay ve iki dikey çizginin kesiştigi noktalar, ana konunun yerleşimi için en uygun noktalardır. Ayrıca; deniz, gökyüzü gibi iki ana yüzeyin birleşme çizgisi (ufuk çizgisi), 1/3 oranında yerleştirilirse, daha etkili olur. Ufuk çizgisi, fotografı iki eşit parçaya bölmemelidir.

İzleyici ile iletişim kurmada önemli bir etken olan “Yaşam ögesi”ne yer verilmesi, fotografta canlılık, sevecenlik katar. İnsanın yalın bir doga parçasında kendisi ile ilişkili bir şeyler bulması, onun fotografa yakınlaşmasını saglar.

Bunların dışında fotograf konusunda yol gösterici olabilecek bazı önerileri ise şöyle sıralayabiliriz:

-Hareket eden nesnelerin hareket yönünde, portrelerde ise bakış yönünde yeteri kadar boşluk bırakılmalıdır.

-Fon olarak kullanılan arka planlarda ilgiyi dagıtacak nesneler yerine gökyüzü, deniz, yol, duvar gibi düz zeminler kullanılmalıdır. Bir figür çalışmasında insanın, elektrik diregi veya agaç gibi nesneler önünde yerleştirilmesi olumsuz sonuç verir.

-Konuya olabildigince yaklaşmak, yani çerçeveyi doldurmak, kompozisyonu yalınlaştırır, etkili hale getirir.

-Fotograf karesi içinde, sokak levhası, magaza tabelası gibi yazısal ögelerin yer alması ana konuya olan ilgiyi dagıtır.

-Figür çalışmalarında vücudun tamamı çerçeve içine sıgmıyorsa eklem yerlerinden degil, eklemler arasından kesilmelidir.

-Fotografta yer alan biçimlerin, çizgilerin köşelerden degil, köşelere yakın yerlerden girmesi daha anlamlıdır.

-Ana konunun, öz ve biçim yönünden kendisiyle ortak yanlar taşıyan nesnelerce çerçevelenmesi fotografı ilginç hale getirir.

-İnsan fotografı çekerken güçlük çekildişinden yakınılır. Özellikle yaşlıların, kadınların tepkilerinden çekinilir. Oysa onlara saygıyla yaklaşmak, konuşmak, önce gönüllerini kazanmak, güvenlerini kazanmak, sonra çekime geçmek işi kolaylaştırır.

Sonuç olarak fotografı yaratan kişinin yaptıgından haz duyması, duygu ve düşüncelerini anlatırken içten olması, araştırıcı bir kimlikle yaratması, bunun için de kuşkusuz çok çalışması gerekmektedir.

KAYNAKÇA

ADAMS, Ansel., 1984 “Ben Bir Fotografçıyım” (Çev. Nilgün Günden. Fotograf Dergisi. AFSAD Yayınları 20:3.
AKDENİZ, Tanju., 1988 Fotograf Dernekleri Fotograf Temel Egitim Kursu Ders Notları. Ankara: AFSAD Yayınları.
BARUTÇU, İ.-E. BARUTÇU., 1975 Fotografide Kompozisyon. İstanbul: Fotokolor Yayınları 2.
BAŞAK, Selmin., 1978 “Fotograf Sanatı ve Toplum” Türkiye’de Fotograf Sanatının İşlevi. Ankara: Türkiye Yazıları Dergisi.
BAYHAN, Mehmet., 1978 “Fotograf Sanatı ve Toplum” Türkiye’de Fotograf Sanatının İşlevi. Ankara: Türkiye Yazıları Dergisi.
BERGER, John., t.y. Görme Biçimleri (Çev. Yurdanur Salman ve Margaret Quigley) İstanbul: Yankı Yayınları.
ÇELİK, İsa., 1978 “Fotograf ve İnsan” Türkiye’de Fotograf Sanatının İşlevi. Ankara: Türkiye Yazıları Dergisi.
DEMİREL, İbrahim., 1982 “Estetik Bilimi ve Fotograf Sanatı” Türkiye Yazıları Dergisi Ankara: 69.
İNANÇ, Hamza., 1978 “Estetigin Fotograf Sanatına Uygulanabilirligi” Türkiye’de Fotograf Sanatının İşlevi Ankara: Türkiye Yazıları Dergisi.
KALFAGİL, Sabit., 1981 Fotograf Sanatında Kompozisyon İstanbul: Fotograf Yayınları 3.
KALFAGİL, Sabit., t.y. “Fotograf Kriterleri” Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Katalogu.
KONER, Marvin., 1984 “Bakmak ve Görmek Üzerine” Fotograf Dergisi Ankara: AFSAD Yayınları 23.
KUTLAR, Onat., 1977 “Fotograf Sanatı ve Sinema” Yeni Fotograf Dergisi İstanbul: 9.
ÖZSEZGİN, Kaya.,1978 “Fotografı Sanatsal Kılan Etkenler” Türkiye’de Fotograf Sanatının İşlevi. Ankara: Türkiye Yazıları Dergisi.
SONTAG, Susan., 1986 “Platon’un Magarasında” (Çev. Fatih Özgüven) Fotograf Dergisi Ankara: AFSAD Yayınları 41.
UELSMANN, Jerry., 1986 “Çekimden Sonra Görmek” Fotograf Dergisi Ankara: AFSAD Yayınları 37.
YAZGAN, Ercan., 1989 “Fotografta Harfler Işıktır” Cumhuriyet Gazetesi 2.1.1989 tarihli İstvan Toht hak. yazısı.

*Hacettepe Üniversitesi Güsel Sanatlar Fakültesi Sanat Yazıları, 1989 Sayı: 3



Not: Yazılar konusundaki yorumlarınız için lütfen Yorum Yazın bölümümüzü kullanın.

Yazar : Ögr. Gör. Hasip Pektaş (1989)
Son Güncelleme : 28 Mayıs 2005, Cumartesi
Sayfa Sürümü : 1
Okunma Adedi : 13,626
Son Okunma : 2017-05-26 22:21:05
Kaynaklar : http://yunus.hacettepe.edu.tr/~hpektas/fot.komp.html

Diyafram ve EnstantaneFotografta KompozisyonDijital Fotoğraf Çekim Teknikleri
© [Site Haritası]
| Makaleler | Seyir Defteri | Kaynaklar | İndirin | İletişim |

RSS dosyasını görmek için tıklayınız. RSS dosyasını görmek için tıklayınız.XML versiyonu için tıklayınız WAP versiyonu için tıklayınız Bu site DyNA İçerik Yönetim Sistemi üzerinde çalışmaktadır.
İsmail KIRBAŞ ile Tasarım Yolculuğu Anasayfa İsmail KIRBAŞ ile Tasarım Yolculuğu Anasayfa İsmail KIRBAŞ ile Tasarım Yolculuğu Anasayfa
ismail kırbaş ile web sitesi tasarimi sitemap ismail kırbaş ile web sitesi tasarimi sitemap
  Sitemizde 3 kişi çevirimiçi | Bugün =53 | Dün =285 | Bu Ay=5,749 | Günlük En Fazla=1,109 tekil ziyaretçi