İnternet Perspektifinde Sosyalleşme - İsmail KIRBAŞ ile Web Sitesi Tasarımı
İsmail Kırbaş ile Tasarım Yolculuğu [AnaSayfa] İsmail Kırbaş ile Tasarım Yolculuğu [AnaSayfa] İsmail Kırbaş ile Tasarım Yolculuğu [AnaSayfa]
 Site Haritası 
 
Site Map
Ana SayfaYeriniz | Ana Sayfa | Makaleler | İletişim Üzerine | İnternet Perspektifinde Sosyalleşme

Diğer Yazılar
Kitle İletişim Araçları
Kitle İletişim Dili
Etkili İletişim Becerileri
Beyin Fırtınası -1
Beyin Fırtınası -2
Çocuklarla Etkili İletişim
İletişim Türleri
Kitle İletişim Araçlarina Eleştirel Bir Yaklaşım
İkna Etmenin Basit Kuralları
İkna Edici İletişim
İkna Sanatı
İletişim ve Beden Dili
Beden Dilinin İletişime Etkisi
Dünden Bugüne İletişim Araçları
İletişim ve Maskeler
Gençler ve Şiddet
Kitle İletişim Araçlarının Birey Üzerindeki Etkileri
Kitle İletişim Araçlarının Etkileri


E-posta Gönderin Yorum Yazın
Güvenlik Kodu:1438Güvenlik Kodu:1438Güvenlik Kodu:1438Güvenlik Kodu:1438




En Son Okunan 10 Makale
  1. Yüksek Lisans Çalışmaları
  2. Zaman Yönetimi
  3. XHTML
  4. Web Araçları
  5. İnsanlar web sayfalarını nasıl inceliyor?
  6. Port Nedir?
  7. Renklerin Dili - Mavi
  8. Logo ve Amblemlerin Anlamları
  9. Doğru İşe Doğru Eleman
  10. İmaj Faktörü
 
İnternet Perspektifinde Sosyalleşme>
Yazı Tipi KüçültYazı Tipi BüyütAna SayfaYazıcıdan ÇıkarPDF Belgesi Olarak GörüntüleFavorilerime EkleArkadaşıma Tavsiye EdeceğimRTF (Word Dokümanı) olarak görüntüle

İNTERNET PERSPEKTİFİNDE ERGENLERİN SOSYALLEŞME VE İLETİŞİM KURMA SÜRECİ

İnsanlar arası iletişimin teknolojik gelişmelere bağlı gelişip gelişmediği konusu hâlihazırda tartışılmaya devam edilmektedir. İletişim neyle, ne zaman, nerede, nasıl, kiminle ve ne şekilde gerçekleşmelidir? Teknoloji, iletişimi ne ölçüde geliştirmekte ya da ket vurmaktadır? Bilişim çağında hızla gelişen iletişim araç ve gereçleri gerçek anlamda toplumsal ve bireysel iletişime katkısı ne oldu?

Son zamanlarda okullarda yaşanan şiddet olaylarının temelinde teknolojik gelişmelerin etkisi olduğu görüşü olmakla birlikte asıl gerekçenin farklı olduğu görülmüştür. İletişime yönelik araç ve gereçler insanları çok etkilediği ve bu etkileme sosyal depresyona, bu da insanlar arası çatışmalara neden olduğu sürekli dile getirilmiştir. İnsanların eğimli oldukları bazı şiddet gösterilerini interneti kullanarak gün ışığına çıkarmaları, iletişimin farklı bir boyutta ele alınmasına neden olmuştur. Özellikle ergenlik dönemindeki insanların internetten fazlaca etkilendiği görüşü oldukça çarpıcıdır.

Ergenler gerek yaş itibariyle gerekse bulundukları psikolojik yapıları itibariyle buhranlı bir dönem içinde olduğu görülmektedir. Ergenin aile, okul, çevre ve arkadaşlarıyla yaşadığı iletişim problem ve çıkmazları sürekli araştırma ve tartışma konuları olmakla birlikte, şu anda şiddeti önleyecek ya da önlenmesi konusunda herhangi bir somut çözümün olduğunu söylemek oldukça güçtür.

Çalışmanın evrenini lise ve yüksek okula giden 2000 öğrenciden oluşmaktadır. Örneklem grubu ise 150 erkek ve 150 kız öğrenciden oluşmaktadır.  Gruplara anket yoluyla 25 tane açık uçlu sorular sorularak yorumlanmıştır.

Çalışmanın sonucunda, aile ve çevrenin ergenin önüne koyduğu hedef ve engeller bazı problemlerin ortaya çıkmasına ve iletişimsizlik probleminin gerekçesi olarak görülmektedir. Aile, ergeni bir sınav işçisi gibi görmekte ve ergenin en az on yıl boyunca dershane, okul, ev ve sınav dörtlüsüyle örülü bir yaşamı sunmaktadır. Şiddetin ana kaynağı kitle iletişim araçları, internet ya da televizyondan ziyade ergenlerin sınav işçileri olarak görülmesi ve sınavlara hazırlık nedeniyle toplumdan soyutlanmaları olduğu tespit edilmiştir. Ergene çizilen bu çerçeve asıl göz önüne alınması gereken faktör olarak görülmüştür. İlköğretimin birinci basamağından itibaren sınav-dershane hızına kapılıp ergenin sosyalleşme ve iletişim kurma gibi temel ihtiyaçlarının göz ardı edildiği görülmüştür. Söylenenlerin aksine internetin ergenin sosyalleşmesine olumlu yönde etkilediği sonucu ortaya çıkmıştır.

Ergen, içinde bulunduğu dönem gereği asabi bir dönem yaşamaktadır. Bu dönemde ergenle iletişim kurmak bazen sorun yaratabilir. Bu nedenle, ergeni bir birey olarak düşünüp ona kural koymaktan ziyade birlikte karar alma ya da düşünme ortamı oluşturulmalıdır. Ergenin onurunu zedeleyecek konuşma ve davranışlardan kaçınılması gerekmektedir.

Ergenin aile içi iletişim boyutu, bilim adamlarınca araştırma konusu olmuştur. Aile bireyleri arasında yeterli bir değer verme ve karşılıklı saygı varsa kolayca iletişim kurulabilmektedir. Bunun aksine çeşitli nedenlerden dolayı bozulan aile ilişkileri ergenin internete ya da farklı şiddet içerikli durumlara yönelmesine neden olmaktadır [1].

Aile bireylerinin birbirlerine karşı iletişim kanallarını açmaları sağlıklı bir iletişimin başlanmasına yardımcı olmaktadır [2]. Ergenlerin asıl istekleri şeyin kendilerine değer verme ve zaman ayrılmasıdır. Ergen istediği zaman düşüncelerini anlatacak birini bulması, içinde bulunduğu olumsuz durumdan kolayca çıkmasına yardımcı olmaktadır.

1960’larda yapılan araştırmalarda ergenlik bir devreden ziyade normal bir yaşam akışı olduğu belirtilmiştir. Buna bağlı olarak müdahale edilmemesi gereken bir evre olarak görülmektedir [3]. Bu günlerde de sıkça gündeme gelen şiddet olaylarının temelinde teknolojik icatlar değil, ergenleri tam olarak anlayamamaktan ve ergenin yaşadığı süreci göz ardı edilmesinden kaynaklandığı görülmektedir.

 

İletişimin temelinde anlam alış-verişi vardır [4]. Bu anlam alış-verişi kusursuz olduğunda yaşanacak olası iletişim çatışmalarının önlenmesi daha az zaman almaktadır. Ergenin en fazla iletişim kurma şansı yakaladığı ortam aile ortamıdır. Ergene gönderilen doğru mesajlar ve alınan dönütler sağlıklı iletişimin ön şartını oluşturmaktadır. Ergenin diğer bir iletişim ortamı ise okuldur. Okullarda kurulacak güçlü iletişim ağı ergenlerin sıkıntılarını giderecek birçok faydası olmaktadır. Fakat ne yazık ki günümüzde ergenlerin şiddete maruz kaldıkları yerlerden biri olmuştur. Bu bağlamda okullarda yaşanan temel iletişim problemi, öğretmen-öğrenci, öğrenci-aile ve öğrenci-öğrenci iletişim üçgeninde sınırlı olmadığı ortadadır. Temel problemin başka bir etken olduğu açıktır.

Freud, ergenlik dönemini yetişkinliğe gidiş anlamında önemli rol oynadığını belirtmektedir. Bu bakımdan bireyin yeniliklere açık olduğu özellikle kişisel özelliklerini tamamladığı bir dönem olarak görülmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Ergenlik dönemi, aile içi çatışmalarının ya da zıtlaşmanın en fazla olduğu dönemdir [5]. Erikson ise ergenlik için “ Aileden duygusal bağımsızlığın kazanılması, cinsiyete uygun sosyal rollerin geliştirilmesi, kendine özgü bir değerler sisteminin oluşturulması, toplumsal rollerin belirlenerek bunların geliştirilmesine yönelik kararların oluşturulmasını gerektiren yıllardır.” [5] diye belirtir.

Ergenin kendisiyle kuracağı iletişim, çevresiyle kuracağı iletişimin temelini oluşturur [6]. Ergenin kendi iç dünyasında sağlayacağı iç denge, dış çevreye açılmasına yardımcı olmaktadır. Bununla birlikte kişiler arası çatışmada bireylerin zıt tavırlar içinde olmaları iletişim çatışmalarına neden olmaktadır[6]. İletişim ortamının aile ya da çevresinde bulamayan ergenler, “Sanal Oda”larda [7] iletişim kurma çabasına girmektedir. Bu durum aile-ergen ve ergen-çevre arasında kopan iletişim ağının giderek derinleşmesine neden olmaktadır. Olumsuz birtakım olayların meydana gelmesi bu noktadan itibaren ortaya çıkmaya başlamaktadır. Ergenlerin, gerek şiddet eğilimleri gerekse olumsuz sosyalleşme durumları bu tür ortamlar etkili olmaktadır. Bu bağlamda sanal iletişim ergenlere farklı bir ortam sunmaktadır. Günlük konuşma diline de geçen “Sanal Arkadaşım”, “Netten Arkadaşım”, ve “Chat Arkadaşım” şeklindeki ifadeler bu ortamların yoğun kullanılmasından kaynaklanmaktadır.

 

Çalışma, 300 ergene uygulanan anketlerin betimsel bir yöntem bir yöntemle analiz edilerek yorumlanmıştır.

Çalışmaya katılan değneklerden erkeklerin kızlara nazaran daha fazla internet kullandıkları görülmüştür. Erkekler haftada ortalama olarak 12 saat kullanırken kızların ortalama 9 saat internet kullandıkları tespit edilmiştir.

Erkekler internet ortamında genel olarak oyun oynarken kızların zamanın çoğunu “Chat” yaparak geçirmektedir.

Ergenlerin yüzde yüzüne yakını, internet kullanımının zarardan çok fayda getirdiğini belirtmişlerdir. İnternetin bilinçli olarak kullanılması hem bilgi açısından hem de zamanı doğru olarak değerlendirme açısından önemli olduğuna inanmaktadırlar. 

İnternetin şiddeti körükleyip körüklemediği sorusuna ergenlerin %72’sinin bunun daha çok aile ve kişisel özelliklerine bağlı olduğunu belirtmişlerdir. Problemli ergenlerin şiddete daha eğilimli oldukları, internettin doğrudan etkili olmadığı görüşü hâkim olduğu görülmüştür.

En çok ne zaman stres ya da mutsuz hissedersiniz sorusuna ergenlerin  %87’sinin dershane giderken ya da sınavlara hazırlanırken yaşamdan koptuklarını belirtmişlerdir.

Ergenlerin sınava girme sıklığı arttıkça internet kullanımı da aynı sıklıkta artmıştır. Ergenlerin yaklaşık % 11’i (33 kişi) on tane önemli sınava girdikleri ve bu sınavların hayatlarında oldukça önemli olduğunu belirtmişlerdir.

Ergenlerin % 40’ı sınavlara hazırlanırken ailesinin güvenini kaybetme korkusu yaşadığını, % 60’ı başaramam korkusunu yaşadığını, % 20’si başaramam kaygısından dolayı utandığını, % 75’i sınav sonrası ailesinin baskı uygulayacağı ve % 10’u sınav sonrasında yaşamın anlamsız olacağını belirtmiştir.

Dershaneye giden ergenlerin gidemeyenlere göre iletişim kurma ve özgüvene sahiplik bakımından daha sıkıntılı oldukları görülmüştür.

Yaklaşık on sınava giren ergenlerin haftalık ortalama 9 saat internet kullandıkları görülmüştür. Bu sınavlardan gerek psikolojik gerekse sosyolojik olarak olumsuz etkilendikleri görülmüştür.

Daha önceki dönemlerde, çocukluk döneminde, zamanın çoğunu oyun oynayarak geçirmesi gerekirken sürekli bir yarış halinde olmaları gerek toplumsallaşma gerekse yaşının gerektiği ihtiyaçları karşılayamayası şiddete yönelten asıl sebep olduğu görülmektedir.

Bilgisayar, televizyon ve internet gibi iletişim araçlarının aile ile iletişimi olumlu ya da olumsuz etkileyip etkilemediği sorusuna öncelikle anne ve babaların kendilerinden çok bu nesnelere zaman ayırdıkları bu nedenle iletişim çatışmalarının yaşandığı görüşü egemen olmuştur (% 70). Ailenin, ergenden uzaklaşması ergenin de aileden uzaklaşmasına neden olmaktadır.

İnternetin hangi yönü etkileyicidir? Sorusa ergenlerin % 60’ı istendiği zaman bilgiye ulaşma, % 48’i oldukça büyüleyici bir ortam olmasını etkileyici bulmaktadır.

SONUÇLAR

1. Ergenlerin önceki dönemleri sürekli stres altında geçirmesi ve hayatı sınavdan ibaret olarak görmesi hayatın diğer noktalarını göz ardı ettikleri tespit edilmiştir.

2. Erkeklerin kızlara nazaran daha fazla internet kullandıkları görülmüştür.

3. Ergenlerin şiddet olaylarına karışması ya da şiddete eğilimli olması internet ya da televizyon değil, eğitim sistemiyle ilgili olduğu görülmüştür.

4. İlköğretimin birinci basamağından itibaren dershane-ev-okul üçgeninde olan ergenlerin hem iletişim hem özgüven problemleri olduğu tespit edilmiştir.

5. Sürekli sınavlara hazırlanarak zaman harcayan çocukların daha fazla internet kullandıkları ve şiddete eğilimli oldukları görülmüştür.

6. Erkekler daha çok hareket içerikli oyunlar oynarken kızların “Chat” yaptıkları tespit edilmiştir.

7. Ergenlere göre, internetin zarar değil yarar getirdiği görüşü daha etkindir.

8. Ergenlere göre internetin en etkileyici yönü istendiği an her şeye ulaşılabilme şansının olmasıdır.  

 



Not: Yazılar konusundaki yorumlarınız için lütfen Yorum Yazın bölümümüzü kullanın.

Yazar : Mehmet AKSÜT, Zekerya BATUR (Uşak Üniversitesi)
Son Güncelleme : 19 Haziran 2007, Salı
Sayfa Sürümü : 4
Okunma Adedi : 9,401
Son Okunma : 2017-09-21 04:53:05
Kaynaklar :

[1] ROBERT and others, The İnternet and Social İnteraction: A Meta-analysis and critique of studies htpp://www.alper.nl/wiki.index

[2]YAVUZER, H., Okul Çağı Çocuğu, Remzi Kitabevi, İstanbul, s.59

[3] VARIŞ, F., Ergenin Gelişimi, Özgü Yayınevi, İstanbul, 1963, s.20

[4] CÜCELOĞLU, D., İletişim Donanımları, Remzi Kitabevi, İstanbul, 2002,s.45

[5] YEŞİLYAPRAK, B., Gelişim ve Öğrenme, PegemA Yayıncılık, Ankara, 2004, s.120-127

[6] DÖKMEN, Ü., İletişim Çatışmaları ve Empati, Sistem Yayıncılık, İstanbul, 1994, s.46-126

[7] AKSÜT, M. ve D., Sanalca, Sanal Odalarda İletişim ve Türkçe, BİLGİTEK AB06, Denizli, 2006, s.128 


 


Dünden Bugüne İletişim Araçlarıİnternet Perspektifinde Sosyalleşmeİletişim ve Maskeler
© [Site Haritası]
| Makaleler | Seyir Defteri | Kaynaklar | İndirin | İletişim |

RSS dosyasını görmek için tıklayınız. RSS dosyasını görmek için tıklayınız.XML versiyonu için tıklayınız WAP versiyonu için tıklayınız Bu site DyNA İçerik Yönetim Sistemi üzerinde çalışmaktadır.
İsmail KIRBAŞ ile Tasarım Yolculuğu Anasayfa İsmail KIRBAŞ ile Tasarım Yolculuğu Anasayfa İsmail KIRBAŞ ile Tasarım Yolculuğu Anasayfa
ismail kırbaş ile web sitesi tasarimi sitemap ismail kırbaş ile web sitesi tasarimi sitemap
  Sitemizde 7 kişi çevirimiçi | Bugün =84 | Dün =174 | Bu Ay=4,189 | Günlük En Fazla=1,109 tekil ziyaretçi