Söz Söyleme ve İş Başarma Sanatı - İsmail KIRBAŞ ile Web Sitesi Tasarımı
İsmail Kırbaş ile Tasarım Yolculuğu [AnaSayfa] İsmail Kırbaş ile Tasarım Yolculuğu [AnaSayfa] İsmail Kırbaş ile Tasarım Yolculuğu [AnaSayfa]
 Site Haritası 
 
Site Map
Ana SayfaYeriniz | Ana Sayfa | Makaleler | Kişisel Gelişim | Söz Söyleme ve İş Başarma Sanatı

Diğer Yazılar
Özgeçmiş nedir? Nasıl yazılır?
Beyin Nasıl Öğreniyor?
Motivasyon Stratejileri
Bill Gatesin Liderlik Sırları
Zaman Yönetimi Teknikleri
Stresin Üstesinden Gelmek
Strese Girmemek İçin Neler Yapmalıyız ?
Motivasyon İpucları
Öğrenme Stilinizi Biliyor Musunuz?
Toplam Kalite'nin Mayası: Tevazu
Özgeçmişinizi Geliştirmenin 15 Yolu
Hangi Meslegi Tercih Edelim?
Kariyerin yolları taştan...
Sorun Çözme Tekniği
Evet Dedirtme Sanatı
Atalet
Özgüven Nedir ?
Başarı Yolunda 70 Altın Kural
Duygusal Zekayi (EQ) Gelistirmek İçin 7 Öneri
Zaman Yönetimi
Kolay ve İyi Öğrenme
Etkin Bir Dinleme İçin 10 Temel Beceri
Performans Yönetim Sistemi
Modelleme Nedir?
Temel Düşünce Hataları
Stresle Başaçıkma Yöntemleri -1
Stresle Başaçıkma Yöntemleri -2
Stresle Başaçıkma Yöntemleri -3
Stresle Başaçıkma Yöntemleri -4
Çocuklarımızın Özgüven Gelişimi
Problem Çözme Becerisi
Zaman?
Etkili Öğrenme: Öğrenme Stratejileri
Yüzde Doksan Sekiz (%98)
Hayal Kurmak Unutmayı Önlüyor
Sağlıklı Beyin Sağlıklı Yaşam
Sağlıklı Yaşamın Püf Noktaları


E-posta Gönderin Yorum Yazın
Güvenlik Kodu:3330Güvenlik Kodu:3330Güvenlik Kodu:3330Güvenlik Kodu:3330




En Son Okunan 10 Makale
  1. Web Tasarım Editörleri
  2. Site İçi Arama
  3. CSS-P Konumlandırma
  4. İnternet Terminoloji Sözlüğü
  5. B2B nin Avantajları
  6. Fotoğrafçılık
  7. Hangi Meslegi Tercih Edelim?
  8. Kolay ve İyi Öğrenme
  9. Yapay Sinir Ağları
  10. E-posta Listesi Abonelik İşlemleri
 
Söz Söyleme ve İş Başarma Sanatı>
Yazı Tipi KüçültYazı Tipi BüyütAna SayfaYazıcıdan ÇıkarPDF Belgesi Olarak GörüntüleFavorilerime EkleArkadaşıma Tavsiye EdeceğimRTF (Word Dokümanı) olarak görüntüle

 

1 BÖLÜM: CESARET VE KENDİNE GÜVEN KAZANMA

Konuşma yeteneğini kazanmak güç değildir. Bu yetenek Allah’ın birkaç kişiye bahşettiği yetenek de değildir. Bu golf oynama yeteneğine benzer. Yeterince isteyen ve cesur olan herkes gizli kapasitesini ortaya çıkarabilir.

Sonradan iyi konuşmacılar olarak ün kazanan pek çok kişi çalışmalarının başında sıkılganlık ve topluluk korkusundan yakınıyorlardı. Ne kadar sık konuşursanız konuşun, başlamadan hemen önce bu tedirginliği duyabilirsiniz ama başladıktan sonra birkaç saniye içinde bu duygu tamamen ortadan kalkacaktır.

Konuşma sanatını kazanmanız için yapmanız gereken dört şey vardır:

a- Güçlü bir kararlı bir istekle işe başlayın

b- Hazırlanın. Ne söyleyeceğinizi bilmiyorsanız kendinize güvenemezsiniz.

c- Kendinize güvenli görünün. Cesur olmak için cesurmuş gibi davranın.

d- Çalışın. Korku güvensizliğin, güvensizlik de neler yapabileceğinizi bilmemenin sonucudur.

Bir konuşmacı duygularını şu şekilde dile getirmiştir. “Başlamadan iki dakika önce başlamaktansa , kamçılanmayı yeğlerim. Bitirmeden iki dakika önce ise durmaktansa ölmeyi tercih ederim.” Bir kişi konuşmasına hazırlık yapmamışsa kendini rahat hissedemez. Bu durumda körlere yol gösteren bir kör gibidir.

Heyecanını yenebilmek için canlı bir şekilde durup, derin bir nefes alın. Aslında toplumun önüne çıkmadan önce otuz saniye derin derin nefes alıp vermelisiniz. Oksijen miktarının artması sizi canlandırıp cesaret kazandırır. Nefesinizi tuttuğunuz zaman da heyecanınız geçer. Konuşmaya başlarken cesur bir şekilde öne çıkın , dik durun, durumunuzdan hoşnutmuş gibi görünün, dinleyicilerin gözlerinin içine bakın sanki hepsinin size borcu varmışçasına güvenli bir şekilde konuşmaya başlayın. Sinirli bir şekilde ceketinizin düğmelerini ilkleyip açmayın, kolyenizle oynamayın ve ellerinizi oynatıp durmayın. İlk birkaç kere bir masa yada sandalyenin arkasında durmak ve bunlara sıkıca tutunmak ya da elinizin içinde bir madeni para tutmak size biraz cesaret kazandırabilir.

İyi bir konuşmacı olmanın yolu, uygulama yapmaktan geçer. Kesin olan tek şey var: yüzmeyi öğrenmenin yolu suya atlamaktan geçer.

2 BÖLÜM: HAZIRLANARAK KENDİNE GÜVEN KAZANMA

Eğer bir konuşmacının kafasında ve kalbinde gerçek bir mesaj, içinde bir konuşma dürtüsü varsa itibar kazanması hemen hemen kesindir. İyi hazırlanmış bir konuşma onda dokuz yapılmış sayılır.

Hazırlanma nedir?Gerçek hazırlık kendinden bir şeyler çıkarmak,kendi düşüncelerini toplamak ve düzenlemek kendi inançlarını beslemektir.

Oturup 30 dakika içinde bir konuşma üretmeye çalışmayın bir konuşma biftek gibi sipariş üzerine yapılamaz.Konuşma gelişmelidir.Konunuzu önceden seçin, sürekli ,uyurken,uyanıkken,düş görürken bu konu üzerinde derinlemesine düşünün.Arkadaşlarınızla tartışın. Aklınıza gelen bütün fikirleri ve örnekleri not alıp yenilerini üretmeye çalışın.

Bir süre bağımsız olarak düşündükten sonra kütüphaneye gidip kitaplar okuyun.Kütüphaneciden yardım isteyin.Size büyük yardımı dokuna bilir.

Kullanmayı düşündüğünüzden çok daha fazla materyal toplayın Luther in

Yaptığını yapın.Luther bir iki tane nispeten iyi örnek bulabilmek için bir milyon bitki dikerdi.

Yüz tane düşünce toplayıp doksanını atın.Bunu daha fazla güven kazanmak ve yaptığınız etkiden emin olmak,zihninizde,kalbinizde ve konuşma tarzınız da yol açacağı etkiyi arttırmak için yapın.

Yedekleme gücünüzü geliştirin.Bunun yolu kullanacağınızdan çok şey bilmek,bilgi toplamaktır.Neden kullanacağınızdan fazla bilgi toplayacaksınız?Çünkü bunun konuşmacıya saklama gücü vereceği ve bildiği halde dile getiremediği şeylerin dile getirdiklerine güç ve renk katacağı kesindir.

3. BÖLÜM:ÜNLÜ KONUŞMACILAR KONUŞMALARINI NASIL HAZIRLAR?

Napolyon “Savaş sanatı,önceden ölçülüp düşünülmemiş hiçbir şeyin başarılı olmadığı bir bilimdir.”demiştir.Bu ateş etmek kadar zor olduğu kadar konuşma için de doğrudur.Konuşma bir yolculuktur.Planlanması gerekir.Aklı başında olan hiç kimse plansız bir ev yapmaya kalkışmaz;öyleyse elinde bulanık bile olsa bir plan program olmadan neden konuşma yapmaya kalkışsın?

Fikirlerin düzenlenmesi ve tüm konuşmaların kurulması için kesin kurallar verilemez. Konuşmacı bir noktayı ele aldığında , o noktaya iyice değinmeli ve bir daha geri dönmemelidir. Kısa zamanda bir konunun geniş ayrıntılarına girilmemeli, konunun tek bir yönü üzerinde durulmalıdır. Konuşmacı alaca karanlıktaki bir yarasa gibi amaçsızca bir o konuya bir bu konuya atlamamalıdır.

Doktor Corwell pek çok konuşmasını şu plana göre hazırlamıştır.:

a- Gerçekleri belirtin

b- Gerçekleri tartışın

c- Hareket oluşturun

Muhtemel bu plan size çok yardımcı olacaktır:

a- Yanlış bir şey gösterin

b- Bunu nasıl düzelteceğini gösterin

c- İşbirliği isteyin

İşte size mükemmel bir konuşma planı:

a- İlgi çektiğinizden emin olun

b- Güven kazanın

c- Gerçeklerinizi belirtin

d- İnsanları harekete geçiren dürtüler oluşturun

Mümkünse konuşmanızı bir diktafona okuyup daha sonra dinleyin. Notlar konuşmanıza olan ilginin yüzde ellisini dağıtır. Konuşma anında not kullanmaktan kaçının. Hepsinden öte, konuşmanızı okumayın. Bir dinleyici topluluğunun okunan bir konuşmayı dinlemeye katlanması çok güçtür.

Konuşmanızı düşünüp düzenledikten sonra , sokakta giderken sessizce tekrarlayın. Ayrıca kendi başınıza bir yere gidip, hareketlerinizi de devreye sokarak konuşmanızı baştan sona yineleyin. Gerçek bir topluluğa hitap ettiğinizi düşünün. Bunu ne kadar çok yaparsanız, konuşmanızı yapma zamanı geldiğinde kendinizi o kadar rahat hissedersiniz.

İki bin yıl önce Horatius şöyle demişti: “Konuşma anında kelime aramayın, sadece gerçek ve düşünce arayın. Sonra kelimeler gelecektir, yığın yığın.”

4. BÖLÜM: BELLEĞİN GELİŞTİRİLMESİ

Ortalama insan mutlak kalıtsal bellek kapasitesinin yüzde onundan fazlasını kullanmaz. Hatırlamanın doğal kanunlarını ihlal ederek insan belleğinin yüzde doksanını ziyan eder.

Hatırlamanın doğal kanunları üç tanedir: “İzlenim, yineleme, bağdaştırma.”

Anımsamak istediğiniz şeyden derin canlı bir izlenim edinin. Bunun için :

a- Konsantre olun

b- Yakından gözlemleyin

c- İzlenimlerinizi edinirken olabildiğince çok duyunuzu kullanın

d- Her şeyden öte görsel izlenimler edindiğinizden emin olun. Gözden beyine giden sinirler , kulaktan beyine gidenlerden yirmi beş kat daha büyüktürler.

Belleğin ikinci kanunu, yinelemedir. Binlerce müslüman öğrenci Kuran-ı Kerim-i ezberlerler ve bunu büyük ölçüde yineleme gücünü kullanarak başarırlar. Eğer yeterince sık tekrarlarsak makul sınırlar içinde her şeyi ezberleyebiliriz. Tekrar ederken şunlara dikkat etmeliyiz:

a- Bir şeyi belleğinize kazıyana dek tekrarlamayın. Bir iki kere üzerinden geçip bırakın; sonra tekrar elinize alıp bir daha göz atın. Bu şekilde aralıklarla tekrarlayarak ezberlemek, bir seferde ezberlemenin yarısı kadar zamanınızı alacaktır

b- Bir şeyi ezberledikten sonra ilk sekiz saatte unuttuğunuz miktar sonraki otuz günde unuttuğunuz kadardır.

Belleğin üçüncü kanunu , bağdaştırmadır. Herhangi bir şeyi tam olarak hatırlamanın tek yolu bunu bir başka olguyla bağdaştırmaktır. Bir olguyla zihindeki diğer olgular arasında ilişki kurmak istediğinizde o olguyu tüm açılardan düşünün. Bu niye böyle?, bu nasıl böyle oldu? Ne zaman oldu? Gibi sorular sorun. Bir yabancının ismini hatırlamak için yabancının bakışlarını gözlemleyin. İsmiyle yüzü arasında , mesleği arasında anlamsız ifadeler oluşturun.

Tarihleri anımsamak için akılda olan ünlü tarihlerle , bunlar arasında ilişki kurun. Konuşmanızdaki noktaları anımsamak için bunları birini doğal olarak , diğerine yöneltecek şekilde mantıklı bir sıraya koyun. Aldığınız tüm önlemlere karşın birden bire söylemek istediğiniz şeyleri unutursanız, son cümlenizdeki son sözcükleri bir sonraki cümlenin ilk sözcükleri olarak kullanın.

5. BÖLÜM: İYİ KONUŞMANIN SIRRI

Bir konuşmada önemli olan tek şey sözcükler değildir. Önemli olan sözcüklerin aktarılırken verdikleri tattır. Ne söylediğiniz , nasıl söylediğiniz kadar önemli değildir.

Konuşma anında konuşmacının yere bakması yada yukarılara bakması dinleyici ile konuşmacı arasındaki iletişimi olumsuz etkiler.

İyi konuşma tarzı sohbet havası taşır ve doğrudandır. Her kes konuşma yeteneğine sahiptir. Konuşmalarınızda başkalarını taklit etmeyin. Eğer kendinizden bir konuşma yaparsanız , dünyadaki herkesten farklı konuşacaksınız.

Dinleyicilerinizle onların ayağa kalkıp size cevap vermelerini bekliyormuş gibi konuşun. Öyleyse birinin size bir soru sorduğunu ve sizin de bunu yinelediğinizi hayal edin. Konuşmalarınıza yüreğinizi katın , duygusal ve samimi olun.

Konuşma anında cümledeki önemli sözcükleri vurgulayıp, önemsizleri ikinci plana bırakın. Ses tonunuzu yükseltip alçaltarak sonra tekrar yükselterek ayarlayın. Önemsiz sözcükleri hızla geçiştirin. Öne çıkarmak istediklerinizi daha fazla zaman ayırın. Önemli fikirlerinizden önce ve sonra durmayı ihmal etmeyin.

6. BÖLÜM: KÜRSÜDE VARLIK VE KİŞİLİK

İş hayatındaki başarıda kişilik bilgiden daha önemlidir. Bu bildiri iş hayatında olduğu kadar konuşmada da doğrudur.

Yorgun olduğunuz zaman konuşmayın. Dinlenin güç kazanın, enerji depolayın

Konuşmadan önce tedbirli yiyin. Aksi halde beyinde olması gereken kan midede olur, bu da konuşma anında hafızayı olumsuz etkiler.

Enerjinizi köreltecek bir şey yapmayın. Enerji çekicidir. İnsanlar enerjik konuşmacının etrafında toplanırlar.

Temiz ve çekici giyinin. İyi giyinmiş olduğunu bilmek , kişinin kendine duyduğu saygı ve güveni arttırırken , dinleyicilerin de konuşmacıya olan saygı ve güvenini arttırır.

Gülümseyin. “Benzer, benzerler doğurur” kaidesince eğer dinleyicilerimizle ilgilenirsek , dinleyicilerimizin de bizimle ilgilenmesi çok olasıdır.

Dinleyicilerinizi bir araya toplayın. Dağılmış olan hiçbir grup kolay kolay etkilenmez. Birey gülmeyeceği ve etkilenmeyeceği şeylere grup içersinde gülebilir ve bunları onaylayabilir. Küçük bir gruba konuşuyorsanız bu kişileri küçük bir odada toplayın. Konuşmanız candan gayri resmi ve sohbet havasında olsun.

Konuşma yapacağınız yeri ışıkla doldurun. Ortamın havası temiz olsun.

Kürsüde kalabalık eden ıvır zıvırı kaldırın. Kürsüde mümkün mertebe konuk bulundurmayın. Çünkü dikkati ve ilgiyi konuk olumsuz etkileyebilir.

7. BÖLÜM : KONUŞMAYA NASIL BAŞLANIR

Bir konunun açılması güçtür. O sırada dinleyicilerin zihinleri taze ve etkilenmeleri kolay olduğu için açılış oldukça önemlidir. Önceden dikkatle hazırlanması gerekir. Giriş kısa sadece bir iki cümle olmalıdır. Mümkün olan en az sözcükle doğrudan konunun kalbine girilmelidir.

Acemiler fıkra anlatarak veya özür dileyerek başlama eğilimdedir. Genellikle bunların ikisi de kötüdür. Yapılan espriler pastanın kendisi değil, kreması olmalıdır.

Bir konuşmacı şunları yaparak dinleyicinin ilgisini hemen çekebilir:

a- Merak uyandırarak

b- İlginç bir örnekle başlayarak

c- Belli bir örnekle başlayarak

d- Bir gösteri yaparak

e- Soru sorarak

f- Çarpıcı bir alıntıyla başlayarak

g- Konunun dinleyicilerin yaşamsal çıkarlarını nasıl etkilediğini göstererek

h- Şaşırtıcı gerçeklerle başlayarak

Açılışınızı çok resmi yapmayın. Çok açık da olmayın.

8. BÖLÜM : KONUŞMA NASIL BİTİRİLİR?

Bir konuşmanın kapanışı gerçekten onun en staretejik unsurudur. En son söylenenin en uzun süre anımsanması olasıdır.

“Bu konuda söyleyeceklerim bu kadar. Bu yüzden artık sussam iyi olur.” Diyerek bitirmeyin. Durun ama durmaktan söz etmeyin.

Konuşmanızın sonunu önceden dikkatle planlayın. Nasıl kapatacağınızı kelimesi kelimesine bilin. Konuşmanızı toparlayın.

Kapatmak için önerilen yedi yol :

a- Söz ettiğiniz başlıca noktaları özetlemek, kısaca ana hatlarını belirtmek.

b- Hareket uyandırmak

c- Dinleyiciye içten bir iltifatta bulunmak

d- Güldürmek

e- Uygun bir şiir aktarmak

f- Kutsal kitaplardan alıntı yapmak

g- Bir zirve oluşturmak

İyi bir başlangıç, iyi bir sonuç hazırlayıp bunları birbirine yaklaştırın. Her zaman dinleyicileriniz istemeden susun. Doyum noktasına popülerlik zirvesinden hemen sonra ulaşılır.

9. BÖLÜM: ANLAMI AÇIK KILMANIN YOLU :

Açık olmak oldukça önemli ve zaman zaman çok güçtür. Hz. İsa meselelerle öğretmek zorunda olduğunu söylerdi. Hz. İsa bilinmeyeni bilinenden bahsederek açıklardı.

Sıradan bir topluluğa seslenirken teknik terimler kullanmaktan kaçının. Hakkında konuşmak istediğiniz şeyin kendi zihninizde öğle güneşi kadar açık olduğundan emin olun.

Görme duygusuna hitap edin. Mümkün olursa resimler ve örnekler kullanın, kesin olun. Önemli fikirleri tekrar ifade edin ; ancak tekrarlamayın. Aynı ifadeleri kullanmayın. Cümleleri değiştirin ve fikrinizi dinleyicilerin fark etmeyeceği şekilde tekrarlayın. Soyut ifadelerin ardından genel örnekler ve daha da iyisi özel durumlar ve somut vakalar kullanarak bu ifadeleri açıklayın. Konuşmanızı değindiğiniz noktaları kısaca özetleyerek kapatın.

10. BÖLÜM : DİNLEYİCİLERİN İLGİSİNİ ÇEKMENİN YOLLARI

İnsanlar sıradan şeyler hakkındaki sıra dışı olgularla ilgilenir. İlgilendiğimiz başlıca şey kendimizdir. Diğerlerini kendileri ve kendi ilgi alanları hakkında konuşturan ve istekle dinleyen kişi , çok az konuşsa da genellikle iyi bir konuşmacı olarak kabul edilir.

İnsanlara yapılan övgüler ve insan hikayeleri hemen hemen her zaman ilgi çeker. Konuşmacı sadece birkaç noktaya değinmeli ve bunları ilgi çekici hikayelerle örneklemelidir.

Konuşmanız somut ve belirli olsun. İfadeleriniz açık, etkileyici ve ilginç olmalıdır. Konuşmanıza gözünüzün önüne imgeler getiren sözcüklerle yapılan resimler oluşturan ifadeler serpiştirin. Mümkün olursa zıt ifadeler kullanın.

11. BÖLÜM: DİKSİYONUNUZU NASIL GELİŞTİREBİLİRSİNİZ

İnsanlarla sadece dört şekilde ilişki kurarız. Dört şeye göre değerlendirilir ve sınıflandırılırız :Ne yaptığımız , nasıl göründüğümüz , ne söylediğimiz ve nasıl söylediğimle. İnsanlar bizi sık sık dili kullanma tarzımıza göre yargılarlar.

Diksiyonunuz büyük ölçüde arkadaşlarınızın bir yansıması olacaktır. Öyleyse edebiyat ustalarıyla arkadaşlık edin. Akşamlarınızı düz yazı ve şiirin ustalarıyla geçirin. Bunu yaparsanız zihniniz zenginleşecek ve diksiyonunuz arkadaşlarınızın şanından bir şeyler alacaktır.Okurken yanınıza bir sözlük bulundurun. Bilmediğiniz kelimelere bakın. Bu sözcüğü zihninize kazımak için kullanma fırsatları arayın. Kullandığınız kelimelerin kökenini araştırın. Sözcüklerin tarihi cansız ve kuru değildir., sözcükler maceralarla doludur. Eski yıpranmış sözcükleri kullanmayın. Anlamın kesin ve doğru olmasına dikkat edin. Göze hoş görülen her şeyi “güzel”diye tanımlamayın. Bu sözcüğün eş anlamlılarını kullanarak anlamı daha kesin,taze ve güzel bir yolla ifade edebilirsiniz. Basmakalıp ifadeler kullanmayın. Özgün olmak için çaba gösterin. Diğerlerinden farklı olma cesaretini gösterin.



Not: Yazılar konusundaki yorumlarınız için lütfen Yorum Yazın bölümümüzü kullanın.

Yazar : İsmail KIRBAŞ
Son Güncelleme : 11 Şubat 2006, Cumartesi
Sayfa Sürümü : 1
Okunma Adedi : 13,975
Son Okunma : 2017-11-17 07:42:57
Kaynaklar : http://www.ekitap.org/index.php?option=com_content&task=view&id=101&Itemid=30

Sorun Çözme TekniğiSöz Söyleme ve İş Başarma SanatıEvet Dedirtme Sanatı
© [Site Haritası]
| Makaleler | Seyir Defteri | Kaynaklar | İndirin | İletişim |

RSS dosyasını görmek için tıklayınız. RSS dosyasını görmek için tıklayınız.XML versiyonu için tıklayınız WAP versiyonu için tıklayınız Bu site DyNA İçerik Yönetim Sistemi üzerinde çalışmaktadır.
İsmail KIRBAŞ ile Tasarım Yolculuğu Anasayfa İsmail KIRBAŞ ile Tasarım Yolculuğu Anasayfa İsmail KIRBAŞ ile Tasarım Yolculuğu Anasayfa
ismail kırbaş ile web sitesi tasarimi sitemap ismail kırbaş ile web sitesi tasarimi sitemap
  Sitemizde 5 kişi çevirimiçi | Bugün =29 | Dün =158 | Bu Ay=4,444 | Günlük En Fazla=1,109 tekil ziyaretçi