Bu e-maillerin sayısının artması şunu gösteriyor: Eğitim kuruluşları ve medya bu konuda insanlarımızı bilgilendirmede yetersiz kalmış. Bir de ben deneyeyim.
Başlık itibariyle görüldüğü üzere Görsel İletişim Tasarımı 3 ayrı hadiseden oluşuyor. Görsel / İletişim / Tasarım
Dolayısıyla bütünün iyi bir şekilde kavranabilmesi için en etkili yol parçalardan bütüne, yani bu 3 ana unsurdan tüme gitmek. Görsellik, bizim ürettiğimiz işlerin elbisesi, albenisi. İletişim ise yaptığımız işin özü, ta kendisi. Tasarım ise metodlarımızla iletişim mottosunu, insanlarla etkileşim amacımızı nasıl uyguladığımızı ifade etmek için yer alıyor.
Yanlış anlaşılmasın; elbetteki görsel iletişim tasarımının kapsadığı konular bu 3üyle sınırlı değil. Tasarım ve iletişime bağlı bir çok alt ve üst dal görsel iletişim tasarımı olgusunun genelini ilgilendiriyor. Bunlara örnek teknoloji ve bilgi mimarisi verilebilir.
Neden web, medya ve grafik eğitimlerinin geneline çoğunlukla Görsel İletişim Tasarımı / Visual Communication Design denmiş ki?
Birkaç paragraf öncesinde de belirttiğim gibi yaptığımız işin hammaddesi iletişim. İletişim kapsam itibariyle bu yeni çağda çok ama çok genişledir. Dolayısıyla görsel, düşünsel ve teknoloji bazlı elementler de iletişim amaçlı araçlar arasında yer alıyorlar.
Peki bu işin eğitimi nasıl olmalı?
Üniversitelerin görsel iletişimle ilgili fakültelerini şimdilik bir yana koyalım. Piyasada paketler halinde web ve grafik gibi başlıklarla tasarım eğitimleri verilmekte. Kimse alınmasın ama maksimum 200 saat süren bu 5-6 yazılım tabanlı eğitimler sonunda insanlara kariyer vaadetmek koca bir kandırmacadan başka bir şey değil. Eğitimin içeriğine lafım olmasa da bunları kariyer eğitimi kılıfına sığdırmak pek dürüstçe sayılmaz.
Tekrar belirttiğim gibi, yaptığımız işin kapsamı “webcilik, grafikerlik” kalıplarıyla dar kalamıyor. Keza kişinin bir logo tasarlayabilmek için freehand ya da benzeri bir programı öğrenmiş olması yeterli değil.
Kurumsal ve özel derslerde anlattığım çok kritik bir öğreti var. Herşey amacına göre. Şık göründüğü düşünülerek cisimlere gölgeler vermek, acayip renklerle geçişli tonlar atamak işin amatörlük belgesidir.
Bunları göz önünde bulundurarak bir eğitim kurumunun tasarım eğitim programını oluştururken eğitimin teorik ders aşamasını %5’ten %40’a çıkarmıştım
Teorik Dersler?
İnsanın algı ve beğeni mekanizmasının büyük bir çoğunluğu beyinden işliyor. Dolayısıyla mesaj iletişim için en iyi iki araç var: Görsel ve linguistik öğeler (konuşma, yazı)
Tasarım da amaç itibariyle bu öğelerin güçlendirilmesi için kullanılan bir araç. Bu aracın en iyi şekilde kullanılabilmesi için tasarım elementlerinin, prensiplerinin, uygulama metodolojilerinin ve insan algı mekanizmasının çok iyi ayarlanması gerekiyor.
Aksi takdirde eğitim alan kişi eğitim sonunda aşk konulu bir sunum için siyah ve yeşil renkleri seçerek bütün projeyi çöpe götürüyor olabilir. Tabi bu kısım da göreceli aslında(siyah ve yeşille aşk temasını daha iyi bir şekilde işleyebileceğini gösterebilen tasarımcılar da kutsanır).
Dolayısıyla kişinin herşeyden önce tecrübe edinmesi gereken konular; insan görsel algı mekanizması, tasarım prensipleri ve elementleri, görsel vikiler, tipografi ve simge bilim olarak sıralanabilir. Bu konular hakkında tecrübe edinmiş ve uygulama geliştirmiş her tasarımcı sadece bir programı öğrenip kendince bir şeyler yapmaya çalışan herhangi birinden her zaman onlarca kat ileride olacaktır.
İşin interaktif tasarım ayağındaysa kullanışlılık, standartlar ve ugun teknolojinin tasarımla birleşerek en iyi iletişim mekanizması oluşturulmasına yönelik deneyimler oluşturulması gerekiyor. Bu evrede bilgi mimarisi (information architecture) kavramının iyi bir şekilde özümsenmesi gerekiyor ki; kişi ileride projeler geliştirirken en önemli hususun içerik (content is king) olduğunu her zaman hatırlasın.
Uygulama Eğitimleri:
En iyi eğitim teorik tecrübenin uygulamayla pekiştiği eğitimdir. Kişi, iletişim teorilerini hayata geçirmek için tasarım araçlarını kullanır. Düşünüldüğü gibi tasarım yapmak için tasarım araçları kullanımı değildir temel amaç.
Görsel iletişim tasarımının ana empozisyon hedefi kişiye fikir ve çözüm geliştirebilme hakimiyeti yerleştirebilmektir. Bu başarıldığı andan itibaren eğitim alan öğrenci yaratıcı çözüm geliştirme kabiliyetini kullanarak fikirleri ve yaratıcı öğeleri dijital ortamda hayata kolaylıkla geçirebilir, ki bu hayata geçirme aşaması için verilecek uygulama eğitimlerinin(yazılım ve üretim eğitimi) süresi uzun tutulmak zorunda değil.
Photoshop ya da flash gibi bir programın araçlarını kullanmını öğrenmek herhangi seviyede biri için 15 saati geçmemeli. Süre ve deneyim gerektirecek asıl konu, workshoplarda bu araçları kullanarak hedeflenen mesajı en doğru ve en ilgi çekici, işe yarar biçimde iletmek.
Türkiye’de verilen eğitimlerde bu kıstaslar çoğunlukla formalite icabı yer alıyor. Ancak önemi çok kritik. Ülkede 500.000’den fazla bu işle amatör / profesyonel olarak uğraşan ve hevesli insan var. Bunların çok ama çok azı hayal ettiği noktada.
Umarım mesajlar ulaşması gereken yerlere gidiyordur.
Yaratıcılık dolu günler dilerim.