Bilgi Paylaşımı - İsmail KIRBAŞ ile Web Sitesi Tasarımı
İsmail Kırbaş ile Tasarım Yolculuğu [AnaSayfa] İsmail Kırbaş ile Tasarım Yolculuğu [AnaSayfa] İsmail Kırbaş ile Tasarım Yolculuğu [AnaSayfa]
 Site Haritası 
 
Site Map
Ana SayfaYeriniz | Ana Sayfa | Makaleler | İnternetten | Dr. Hakkı Öcal | Bilgi Paylaşımı

Diğer Yazılar
Öcal.Net Kapanış Yazısı


E-posta Gönderin Yorum Yazın
Güvenlik Kodu:6687Güvenlik Kodu:6687Güvenlik Kodu:6687Güvenlik Kodu:6687




En Son Okunan 10 Makale
  1. Fotoğraf Çekim Teknikleri
  2. AJAX a Giriş
  3. Özgeçmişinizi Geliştirmenin 15 Yolu
  4. Programcılık
  5. Dünden Bugüne Türkiye’de Reklam’ın Tarihi
  6. E-iş Terminoloji Sözlüğü
  7. İndirin
  8. Ders Notları
  9. Zirveye Tırmanma Yolları
  10. E-Marka Olmada Aşamalar
 
Bilgi Paylaşımı>
Yazı Tipi KüçültYazı Tipi BüyütAna SayfaYazıcıdan ÇıkarPDF Belgesi Olarak GörüntüleFavorilerime EkleArkadaşıma Tavsiye EdeceğimRTF (Word Dokümanı) olarak görüntüle

Soru:
Forumlarda veya önceki mesajlaşmalarda defalarca yanıtlar aldığım halde içimdeki bazı soruları bir türlü susturamıyorum.

Birincisi bilginin sınırsız paylaşımı neden gerekli? Bu bağlamda Knowhow kavramına karşı mısınız? BT ile ilgili her nevi bilgi özgürce paylaşılmalı mı?

Hergün açılan onlarca forumda insanlar "paylaşım"dan bahsediyor. Sizin ocal.net'te ve 99-2000'deki yazılarınızda bize öğütlediğiniz "Bilgi paylaştıkça çoğalır" cümlesi artık neredeyse yasadışı MPEG-3 dağıtan sitelere bile slogan olmuş halde. Bir yerde yanlış mı yaptık? Yoksa bu bizim kontrolümüzde olan birşey değil mi?

Forumların, iletişim ortamlarının yayılması için çaba gösterdik durduk. Sırf fikirlerin özgürce çarpıştırılması ve daha doğruya ulaşılması için CMS'ler yazdık, CMS'lere destek verdik, Türkçeleştirdik, geliştirdik. Şimdi geldiğimiz noktada bu üzerinde çalıştığımız sistemleri kuran kişilerin şöhret kazanmak için admincilik oynadığını görüyoruz.

Açık konuşmak gerekiyor; Internet sitelerinde istediğimiz ortamı yakalayamıyoruz. Forumlardaki yazışmalara bakın: Kurtlar Vadisi, Transformers.. Arada iki site inceleme ve üç kod parçası. Çoğu zaman dönüp ocal.net arşivini okuyorum. Bütün bu olanları izlediğimde o zaman ki internet kullanıcılarının elit bir tabaka olduğu izlenimi doğmaya başladı.

Sizce herşey olması gerektiği gibi mi? Yoksa bunlar üzerinde kafa yormaya değmeyecek kadar gereksiz konular mı?

Cevap:

Bilginin sınırlı veya sınırsız paylaşımını, bence, gerekli kılan sadece ülkemizin içinde bulunduğu geçiş dönemi ve ilişkilerin çarpıklığının bir sonucudur.

Eğer ABD'de veya İngiltere'de veya Japonya'da oturuyor olsaydık, benim (ve eminim bir çok insanın) aklına zor güç edindiği bilgiyi--bir tarihte bir işadamı şahsın Webteknikleri'nden iki kardeşime söylediği gibi, Kızılay menfaatine--dağıtmak aklıma gelmezdi.

Baştan beri ve şu anda bile, MS'in terminolojiyle "knowledge-worker" olan, yani bilgi edinerek ve bunu kullanarak geçimini sağlayan bir çok kişi gibi ben de bilgiyi ücretsiz paylaşmanın sınırını nerede çizeceğimi tam bilemiyorum.

Evet, mantık ve realite olarak bilginin paylaşıldıkça çoğaldığı doğrudur! (Dertler de paylaşıldıkça azalır!) Ama sorun, böyle bir paylaşımı gerekli kılan şartların ne olduğu ve benim (yani senin) bireysel planda bunun gerekliliğine ne kadar inandığımız veya inanmamız gerektiğindedir.

Beni o tarihte ortaya attığım ve hala savunduğum düşünce sistemim özetle şu:

-- Türkiye halkı, Avrupa ve Latin Amerika ülkeleri ile Japonya ve Hindistan gibi feodal bir geçmişe sahip olmayan, Karl Marx'in bile evrensel tasnif sistemini alt üst ettiği için özel bir sınıfa (Asya Tipi Üretim Tarzı) koyduğu bir geçmişe sahip.

-- Üretim araçları mülkiyetindeki bu durum, Türklerin hem geçtikleri yerlerde hem de gelip kondukları Anadolu'da, hem de devam edip gittikleri Balkanlarda oluşturdukları siyasal yapıların, bireysel değerlere önem veren ve sonunda temsili yönetim rejimlerini ortaya çıkartan yapılar olmamasına yol açtı; ve modernleşme süreci sadece kılık kıyafetin batıya uydurulmasından ibaret kaldı. Oysa Avrupa ve Latin Amerika ülkeleri, Japonya ve Hindistan gibi yerlerde modernleşme, (a) eğitimin standardizasyonu, (b) mal ve hizmet üretimine piyasa taleplerinin yön vermesi, (c) katılımcı demokrasinin üretilmesini sağlayacak bireysel hak ve özgürlüklerin hukuk güvencesine alınması olarak özetleyebileceğimiz şekilde sonuçlanmıştı.

-- Türkiye, bu oluşumun sonunda kiminin Jakoben, kiminin Baascı, kiminin Yetkeci, kiminin Korporatist, kiminin Kemalist dediği, ama bence illâ bir değer yargısı penceresinden bakmak gerekmeyen, bilimsel olarak analiz edilebilecek ve çaresi teknokrasi ile bulunabilecek bir sonuca ulaştı. Bu noktaya A dersek, A'dan B'ye gitmek için yapılacak ilk iş, B'nin tanımlanmasıdır. Ne var ki, içinde bulunduğumuz kaos (ki senin --ve milyonlarca diğer gencin-- kafasını karıştıran da bu kaostur), ne A'da olan özellikleri, ne de B'de aradığımız nitelikleri serin kanlılıkla konuşmamıza engel oluyor. Siz gençlerin gündemi, sanki kasıtla bu son derece basit iki ihtiyaç üzerinde odaklanmasın

diye, birileri ellerinden geleni yapıyorlar.

Bence, bu kısır döngüyü kıracak ARAÇ'lardan biri, ve en çok gelecek vaad edeni, IP-tabanlı iletişimdir.

Çünkü benim okuyuşumla, benim anlayışımla, A noktasının en ama en önemli özelliği, kitle ileşitiminin olmaması, görünürde var olan kitle iletişiminin de, hem A'nın anlaşılmasını, hem de B'nin tanımlanmasını önlemek üzere denetim altında tutulmakta oluşudur.

Bu denetimi (yine tekrar ediyorum, benim naçiz anlayışıma göre) sadece ve sadece IP-tabanlı iletişim kırabilir.

Bunu belki başka bir zeminde uzun uzun anlatmak gerekir; ama senin gibi IT-tabanlı iletişimin içinde büyümüş bir kişiye bunu anlatmak, tereciye tere satmak olur. Şu kadarını söylemek yeter: yasadışı müzik dosyası değiştokuşu nasıl önlememiyorsa, kişilerin A'yı anlama ve B üzerinde anlaşma çabalarını da önlemek mümkün olamaz!

Bugün MPEG-3, yarın siyasal fikirler!! Bugün hentai, yarın siyasal manifestolar.. Bugün Kurtlar Vadisi, yarın, Orta Doğu dengesinde Türkiye'nin yeri tartışmaları..

Bizim (yani BT'nin) kontrolünde olan sadece ve sadece BT bilgilerinin yayılmasını sağlamaktı; nitekim bize ait dört site ve başkalarına ait 5-10 site, bunu yapıyor.. Orada iki satır kod, burada üç satır script; beride bir CMS; ötede bir "tips & tricks" parçacığı..

Bundan fazlasını biz yapamayız; belki bunu daha organize, daha verimli (ve benim gönlümde yatan şekliyle, yoğun kurslar, seminerler, gezici eğitim örgütleri ile) daha düzenli yapabiliriz.

Öyle yaparız ki, bu işten para kazanır, geçimimizi de sağlayabiliriz. (Bu arada acaip dalgamızı da geçiriz.. Bir düşünsene.. Mutasyon-Ceviz-BTTürk-BTHayat ahalisinin otobüslerle, trailer'lerle Çankırı'ya, Yozgat'a gidip orada iki hafta kurs verdiğini!! Gezici sirk gibi bir eğlence kervanı olurdu!)

Ama eğer sistem, isteyerek ve kasıtla BT eğitimini dar bir alana hapsediyor ve bunun yayılmasını önlüyorsa, bize (yani senin gibi toplumun genç BT önderlerine) düşen görev, bunu halkın gerçek anlamda kendi eline almasını sağlamaktır.

Sen hatırlamazsın, ama bir tarihte başbakan Süleyman Demirel'in ağabeyi Hacı Ali Demirel ilk özel liseyi açtığında millet bunun parayla diploma verecek bir üç kağıtçılık olduğunu düşünmüştü. Gazeteler özel okullara karşıydı! Hakimler, subaylar, mühendisler, özel okullara karşıydı..

Şimdi bir geriye bak! Eğer özel okullar olmasa idi, yani halk kendi girişimcilik becerisini kullanarak özel okul kavramını, ilkokuldan doktoraya kadar genişletmese idi, Türkiye'nin yetişken profesyonel eleman ihtiyacı nerede olurdu.

Evet belki Hacı Ali Demirel, parayla diploma verdi! O sırada ilk öncüler, çok haksız kazanç elde ettiler ve niteliksiz çok insanı mühendis diye ortaya salıverdiler.

Ama bu bugünkü MPEG-3 korsanlığı gibi bir şey.. Ne dünyada ve ne Türkiye'de müzik endüstrisi ölmüyor bir iki bin şarkı-türkü korsanlıkla yoluyla dağıtılıyor diye.. Bugünkü Koç Üniversitesi, Sabancı Üniversitesi, Fatih Üniversitesi, Bilgi Üniversitesi, 30 yıl öncesinin Özel Yükseliş Koleji ile nasıl mukayese kabul etmezse, BT'nin yarın sağlayacağı büyük fikir alış verişi ve bilgi-işleminin yanında, bugünkü MPEG-3 ticaretinin ve bir iki forumdaki bir iki seviyesiz yazışmanın da hiç bir önemi olmayacaktır.

Bütün bu sitelerden o tanımadığımız gençler neler öğreniyorlar! Bir bilsen.

Ekim 1998'te verilen HTML Rehberi'nden dolayı hala mektup alıyorum.

Kasım 1998'de yazdığım PC Yenileme kitabındaki bugünkü DDR RAM'ler yok diye yakınanlar var!

Neden?

Çünkü, devlet/sistem/rejim/toplum/hükümet (ne dersen de adına..) hala 1998'ten bir adım daha iyi BT eğitimi vermiyor.

Ve ben bu sebeple hala, göznuru dökerek, saatlerimi, günlerimi, aylarımı vererek edindiğim bilgileri, bedava,

ücretsiz, Kızılay menfaatine, isteyene-istemeye vermeye devam ediyorum, edeceğim, etmeliyim.

Bu arada kolaycılar çıkacak; beni (seni) istismar etmek isteyenler çıkacak; sana-bana enayi gözüyle bakanlar olacak. Ve en önemlisi bir çok kişi MPEG-3'leri paylaşmaya devam edecek. ("Güzel Korsanlık" yazımı hatırlıyor musun?)

Yanlış yapmıyoruz; doğrusunu yapıyoruz. Bizim dört sitemiz, başkalarının beş-on sitesi de doğruyu yapıyoruz; bildiğimizi bilmesi imkanı olmayan ama bilmesi gereken kişilere veriyoruz; sunuyoruz.. Bunu yazılarla yapıyoruz, sorulara cevap vererek yapıyoruz.. En azından bu siteleri açık tutarak yapıyoruz. Yaptığımız işleri daha iyiye götürmemiz gereken çooook nokta var.. Bunun için imkanımız da var. Zamanımız da..

Bu arada evet bir tarafta bizim sırtımızdan geçinen beleşçiler doğuyor; bir taraftan da biz kendimiz bir elit halini alıyoruz!

Bu ikisi de bu işin raconu!!

Çaresiz geçeceğiz bu vadilerden.. Zümrüt dağın yamacındaki şehir, çok parlak ama.. Yeter ki oraya ulaşma azmimizi yitirmeyelim.



Not: Yazılar konusundaki yorumlarınız için lütfen Yorum Yazın bölümümüzü kullanın.

Yazar : Dr. Hakkı Öcal
Son Güncelleme : 08 Mayıs 2005, Pazar
Sayfa Sürümü : 1
Okunma Adedi : 7,139
Son Okunma : 2017-09-18 19:31:06
Kaynaklar : www.bthayat.net

Öcal.Net Kapanış YazısıBilgi Paylaşımı
© [Site Haritası]
| Makaleler | Seyir Defteri | Kaynaklar | İndirin | İletişim |

RSS dosyasını görmek için tıklayınız. RSS dosyasını görmek için tıklayınız.XML versiyonu için tıklayınız WAP versiyonu için tıklayınız Bu site DyNA İçerik Yönetim Sistemi üzerinde çalışmaktadır.
İsmail KIRBAŞ ile Tasarım Yolculuğu Anasayfa İsmail KIRBAŞ ile Tasarım Yolculuğu Anasayfa İsmail KIRBAŞ ile Tasarım Yolculuğu Anasayfa
ismail kırbaş ile web sitesi tasarimi sitemap ismail kırbaş ile web sitesi tasarimi sitemap
  Sitemizde 2 kişi çevirimiçi | Bugün =79 | Dün =174 | Bu Ay=4,184 | Günlük En Fazla=1,109 tekil ziyaretçi