Çaresiz kaldığım zamanlarda gider, bir taş ustası bulur, onu seyrederim. Adam belki yüz kere vurur taşa. Ama değil kırmak, küçücük bir çatlak bile oluşturamaz. Sonra birden yüz birinci vuruşta taş ikiye ayrılıverir. İşte o zaman anlarım ki; taşı ikiye bölen o son vuruş değil ondan öncekilerdir.
Zihin paraşüt gibidir açıldığında iş görür.
Rağmenciler;
-Paraları olmamasına rağmen,
-Yetkileri olmamasına rağmen,
-Ellerinden tutan kimse olmamasına rağmen,
-Kıskanç bir çevreleri olmasına rağmen,
-Steril ve seçkin şartlarda çalışmamalarına rağmen,
-Rakiplerinin imkanlarına\ayrıcalıklarına sahip olmamalarına rağmen yine de işlerine asılırlar. Bu yüzden en çarpıcı başarı öyküleri bu gruptakilerden çıkar.
Çaba göstermeden kazandığın birçok şey, diğer şeyleri kazanmak için gösterdiğin çabaların ürünüdür. Bugün çaba harcamadan kazandıklarımız, geçmişte çok çaba harcayıp da kazanamadıklarımızın geri dönüşüdür. Gösterip de karşılığını alamadığımız çaba, hiç beklemediğimiz başka şeyleri bize kazandırır. Sıkı çabanın her zaman birden çok ödülü vardır ve asıl beklediğini getirmezse, beklemediğiniz bir şey getirecektir.
Boşa kürek çekiyorum diye üzülme, hiç olmazsa kol kasların gelişir!
Her tutkulu çalışma, bağırarak ileriye attığımız bir söz gibidir. Hayat ise çok uzakta bekleyen bir dağa benzer. Yaptıklarımız oraya gider ve çarpıp geri gelir. Bu arada geçen zamanda sabır, çaba ve umudu kaybetmememiz gerekir. Bir de yaptıklarımızın geri geldiğinde bizi bulabilmesi için o yolda durmamız şarttır.
Bir işi istikrarlı bir şekilde yapmanın gücünü kesinlikle hafife almayın. Elinden gelenin en iyisini yap ve yaptığın yolda dur.
Başarısızlık yeniden ve daha zekice başlayabilme fırsatından başka bir şey değildir.
Bazı yıkılışlar daha parlak kalkışların teşvikçisidir.
Başarısızlık ecel değil, öğretmendir. Başarısızlık yenilgi değil, gecikmedir, çıkmaz sokak değil, virajdır.
Bazı yenilgiler başarıların taksitleridir.
Açılmamış kanatların büyüklüğü bilinmez.
Hayal ettiğin hayatı yaşamıyorsan, yaşadığın hayat sana ait değildir.